Türk Hukukunda Incoterms–Sözleşme Çatışmaları: TBK, TTK ve Yargıtay İçtihatları Ekseninde Değerlendirme
TBK m. 19/26, TTK m. 1/2 ve m. 18/2 ile MÖHUK–CISG ilişkisi çerçevesinde Türk mahkemelerinin Incoterms ile sözleşme hükümleri arasındaki çatışmayı çözme metodolojisi.
Öz
Türk mahkemeleri, önlerine gelen uluslararası nitelikteki bir satış sözleşmesinde taraflar arasındaki norm çatışmalarını çözümlerken hem ulusal mevzuatı (TBK ve TTK) hem de Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası konvansiyonları (özellikle CISG) birlikte dikkate alır. Türk hukuk sisteminde ve Yargıtay içtihatlarında, Incoterms kuralları ile sözleşme hükümleri arasındaki çatışmalara bakış açısı belirli hukuki temellere dayanır.
1. Türk Borçlar Kanunu (TBK) Çerçevesinde Bakış Açısı
1.1. İrade Özgürlüğü ve Sözleşme Serbestisi (TBK m. 26)
Türk Borçlar Kanunu'nun temel direği olan sözleşme özgürlüğü ilkesi uyarınca taraflar; kanunun emredici hükümlerine, ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmamak kaydıyla sözleşmenin içeriğini özgürce belirleyebilirler.
Mahkemelerin Yaklaşımı: Yargıtay, tarafların bizzat hazırlayıp imzaladığı sözleşme hükümlerini, dışarıdan ithal edilen genel nitelikteki matbu kurallara (Incoterms gibi) her zaman üstün tutar. Taraflar "FOB" terimini seçmiş olsalar bile, sözleşmeye hasarın varış yerinde geçeceğini yazmışlarsa mahkeme TBK m. 26 uyarınca tarafların bu özel iradesine geçerlilik tanır.
1.2. Sözleşmelerin Yorumu (TBK m. 19)
TBK m. 19/1, bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradelerinin esas alınacağını hükme bağlar.
Mahkemelerin Yaklaşımı: Ulusal mahkemelerimiz, tarafların bir Incoterms terimini derinlemesine hukuki bilgiye sahip olmadan, yalnızca piyasa alışkanlığıyla sözleşmeye eklemiş olabileceğini göz önünde bulundurur. Sözleşmenin diğer maddelerinden tarafların gerçek amacının o terimin katı kurallarını uygulamak olmadığı anlaşılıyorsa mahkeme Incoterms'i değil, sözleşmenin ruhunu ve tarafların gerçek iradesini esas alır.
2. Türk Ticaret Kanunu (TTK) Çerçevesinde Bakış Açısı
2.1. Ticari Örf ve Âdetlerin Yeri (TTK m. 1 ve m. 2)
TTK m. 1 uyarınca ticari uyuşmazlıklarda mahkemeler sırasıyla; emredici kanun hükümlerine, sözleşme şartlarına, ticari örf ve âdete ve son olarak genel hükümlere (TBK) bakar. Incoterms kuralları Türk hukuku uygulamasında "uluslararası nitelikte ticari örf ve âdet" (ticari teamül) olarak kabul edilir.
Hiyerarşik Sonuç: Sıralamada "Sözleşme Şartları", "Ticari Örf ve Âdet"ten (Incoterms) önce gelir. Dolayısıyla Türk mahkemeleri, TTK m. 1'deki kanuni hiyerarşi gereği sözleşme hükümlerini Incoterms kurallarına açıkça üstün tutmak zorundadır.
2.2. Basiretli İş Adamı Derecesi (TTK m. 18/2)
TTK m. 18/2, her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini amirdir.
Mahkemelerin Yaklaşımı: Yargıtay, uluslararası ticaret yapan Türk firmalarının seçtikleri Incoterms terimlerinin ve sözleşmeye koydukları çelişkili maddelerin sonuçlarını bilmesi ve öngörmesi gerektiğini savunur. "Bu kuralın böyle olduğunu bilmiyorduk" savunması basiretlilik ilkesi gereği kabul edilmez. Mahkeme çelişkiyi çözerken yine sözleşmeyi üstün tutar; ancak taraflara basiretsiz davranmanın getirdiği ticari riskleri (sigorta yaptırmama, hasara katlanma gibi) yükler.
3. Milletlerarası Özel Hukuk (MÖHUK) ve CISG İlişkisi
Uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıyorsa ve taraflar Türk hukukunun uygulanacağını seçmişlerse (veya MÖHUK kuralları uyarınca Türk hukuku yetkili kılınmışsa), Türkiye 2011 yılından beri CISG'a taraf olduğu için uygulanacak "Türk hukuku" doğrudan CISG hükümleri hâline gelir.
- Türk mahkemeleri bu durumda iç mevzuattaki TBK veya TTK'dan önce CISG hükümlerini (m. 6 ve m. 9 çerçevesinde) uygular.
- Sonuç değişmez: CISG de tıpkı TBK ve TTK gibi sözleşme hükümlerini Incoterms teamüllerinin üzerinde konumlandırır.
4. Özet ve Yargı Pratiği Sonucu
Türk ulusal mahkemeleri ve Yargıtay, Incoterms–sözleşme çatışmalarında katı bir "terim fetişizmi" yapmaz. TTK m. 1'deki hiyerarşiyi ve TBK m. 19'daki gerçek irade arayışını esas alarak her zaman yazılı sözleşme hükmüne üstünlük tanır. Incoterms ise ancak sözleşmede o konuda hiçbir düzenleme veya ipucu bulunmadığında boşluk doldurucu bir ticari teamül olarak uygulanır.