Incoterms Terimleri ile Sözleşme Hükümlerinin Çelişmesi Durumunda Yetki ve Yorum Sorunları
Incoterms kurallarının hukuki niteliği ile sözleşmedeki mülkiyetin ve hasarın geçişi hükümleri arasındaki uyumsuzlukların yarattığı yorum sorunları; lex specialis ilkesi, mülkiyeti saklı tutma kaydı, milletlerarası yetki (teslim yeri esası) ve lex rei sitae ekseninde analiz.
Öz
Uluslararası ticari sözleşmelerde taraflar arasındaki hak ve yükümlülüklerin belirlenmesinde ICC tarafından yayımlanan Incoterms kuralları sıklıkla uygulama alanı bulmaktadır. Ancak Incoterms'in hukuki niteliği ve kapsamı ile ana sözleşmedeki mülkiyetin geçişi (transfer of title) ve hasarın geçişi (transfer of risk) hükümleri arasındaki uyumsuzluklar, doktrinde ve yargı kararlarında ciddi yorum ve yetki uyuşmazlıklarına yol açmaktadır.
1. Incoterms Kurallarının Hukuki Niteliği ve Kapsamı
Incoterms, uluslararası ticari örf ve adet hukuku (lex mercatoria) kuralları niteliğindedir. Bu kuralların sözleşmeye uygulanabilmesi için tarafların bu yönde açık bir irade beyanında bulunmaları gerekir.
Incoterms kurallarının temel işlevi; malların teslim yeri, navlun ve sigorta giderlerinin paylaşımı ile hasarın satıcıdan alıcıya geçiş anını düzenlemektir. Buna karşılık Incoterms, mülkiyetin intikaline ilişkin hiçbir düzenleme içermez. Mülkiyetin hangi anda ve hangi şartlarla alıcıya geçeceği hususu, sözleşmede seçilen uygulanacak hukuka (lex causae) veya doğrudan sözleşme hükümlerine tabidir.
2. Çelişki Noktaları ve Yorum Sorunları
2.1. Hasarın Geçişi Açısından Çelişkiler
Sözleşmede seçilen Incoterms terimi (örneğin FOB veya CIF) ile sözleşmenin özel hükümleri arasında hasarın geçiş anına ilişkin farklı düzenlemeler yapılması durumunda çatışma doğar.
Yorum ilkesi: Milletlerarası sözleşme hukukunda geçerli olan lex specialis derogat legi generali (özel hükmün genel hükme üstünlüğü) ilkesi gereği, tarafların sözleşmede açıkça kaleme aldıkları özel maddeler, atıf yapılan Incoterms kurallarına göre öncelikle uygulanır.
Ancak tarafların amacı Incoterms teriminin özünü ortadan kaldırmak değilse, mahkemeler ve tahkim heyetleri sözleşmeyi bir bütün olarak yorumlayarak tarafların gerçek iradesini (pacta sunt servanda) tespit etmeye çalışır.
2.2. Mülkiyetin Geçişi Açısından Çelişkiler
Sözleşmelerde sıklıkla satıcının mülkiyeti saklı tutma kaydı (reservation of title) koyduğu görülür. Örneğin "Mal bedeli tamamen ödenene kadar mülkiyet satıcıya aittir" hükmü ile hasarın yükleme anında alıcıya geçtiği FOB terimi aynı sözleşmede yer alabilir.
Yorum ilkesi: Bu durum teknik bir çelişki değil, hukuki bir ayrışımdır. Hasar ve mülkiyetin farklı anlarda geçmesi hukuken mümkündür. Incoterms hasarın geçişini belirlerken, mülkiyetin geçişi sözleşme hükmü uyarınca bedelin ödenmesine bağlı kalmaya devam eder.
3. Yetki ve Kanunlar İhtilafı Sorunları
Incoterms kuralları kendi başlarına bir uyuşmazlık çözüm mekanizması (forum) veya yetki kuralı içermez. Sözleşme hükümleri ile Incoterms arasında doğan çelişkiler, yetki ve uygulanacak hukuk bağlamında şu sorunları tetikler:
- Milletlerarası yetki: Hasarın veya mülkiyetin hangi anda geçtiği, uyuşmazlığın doğduğu yerin ve dolayısıyla yetkili mahkemenin tayininde kritik rol oynar. Brüksel I Bis Tüzüğü veya Lugano Sözleşmesi gibi metinlerde yetki, "malların teslim edildiği yer" esasına göre belirlenir. Seçilen Incoterms terimi teslim yerini limanı olarak belirlemişken sözleşmedeki bir madde teslimi alıcının fabrikası olarak gösteriyorsa, davaya hangi ülke mahkemesinin bakacağı hususunda yetki karmaşası doğar.
- Ayni haklara uygulanacak hukuk (lex rei sitae): Mülkiyetin geçişi unsuru, taşınırın bulunduğu yer hukukuna tabidir. Sözleşmede seçilen maddi hukuk ne olursa olsun, malın o andaki fiziki konumu mülkiyet uyuşmazlıklarında yetkili hukuku belirleyebilir. Incoterms'in yarattığı fiili teslim algısı ile lex rei sitae kuralları çeliştiğinde, mahkemelerin emredici nitelikteki eşya hukuku kurallarını uygulama eğilimi yüksektir.
Sonuç
Uluslararası ticari sözleşmelerin tanziminde, Incoterms kurallarının sadece lojistik ve hasar odaklı kodlar olduğu, mülkiyeti düzenlemediği göz önünde bulundurulmalıdır. Sözleşmede yer alan özel hasar ve mülkiyet maddelerinin, seçilen Incoterms teriminin doğasıyla (varış sözleşmesi / çıkış sözleşmesi ayrımı) çelişmeyecek şekilde senkronize edilmesi, yetki kaymalarını ve yorum uyuşmazlıklarını önlemenin yegâne yoludur.