CISG ve Incoterms Çatışmalarında Uluslararası Yargı Pratiği: Üç Emsal Karar Analizi
ICC Tahkim (No. 7645), Avusturya Yüksek Mahkemesi (2000) ve Alman Federal Mahkemesi (BGH, 1998) kararları ışığında sözleşme–Incoterms hiyerarşisinin uygulanması.
Öz
Uluslararası mahkemeler ve tahkim heyetleri (ICC gibi), CISG ve Incoterms çatışmalarında katı şekilcilikten ziyade "tarafların gerçek iradesini ortaya çıkarma" amacını güderler. Aşağıda, bu konunun yargı kararlarına nasıl yansıdığını gösteren üç önemli uluslararası mahkeme ve tahkim kararı tematik olarak incelenmiştir.
1. Sözleşmedeki Özel Hükmün Incoterms'e Üstünlüğü: ICC Tahkim Kararı (Vaka No. 7645)
Olayın Özeti: Taraflar arasındaki sözleşmede teslim şekli olarak "FOB (Incoterms)" seçilmiştir. Ancak taraflar sözleşmeye ayrıca, "Malların varış limanındaki muayenesi tamamlanana kadar mülkiyet ve risk satıcıda kalacaktır" şeklinde özel bir hüküm eklemişlerdir. Mallar deniz taşıması sırasında hasar görmüş ve alıcı ödeme yapmayı reddetmiştir.
Hukuki Çatışma: FOB kuralı uyarınca hasar yükleme limanında gemide alıcıya geçer; ancak özel sözleşme maddesi hasarın varış limanında geçeceğini söylemektedir.
Karar: ICC Hakem Heyeti, CISG m. 6 (İrade Özerkliği) uyarınca sözleşmedeki özel hükmün Incoterms kurallarına üstün geleceğine hükmetmiştir. Hakemler, tarafların FOB terimini seçmiş olmalarına rağmen hasarın geçişi konusunda bu genel kuraldan sapmayı amaçlayan açık bir irade ortaya koyduklarını belirtmiş ve hasardan satıcıyı sorumlu tutmuştur.
2. Atıf Yapılmasa Bile Incoterms'in Teamül Olarak Uygulanması: Avusturya Yüksek Mahkemesi (Oberster Gerichtshof, 2000)
Olayın Özeti: Avusturyalı bir alıcı ile Fransız bir satıcı arasındaki sözleşmede taraflar sadece "FOB Hamburg" ibaresini kullanmış, metinde "Incoterms" kelimesine veya belirli bir versiyona (Incoterms 1990/2000 gibi) açıkça atıfta bulunmamışlardır. Mallar taşınırken hasar görmüş ve taraflar "FOB" kısaltmasının anlamı konusunda ihtilafa düşmüştür.
Hukuki Çatışma: Sözleşmede Incoterms'e açık bir atıf yoksa, FOB kısaltması bir uluslararası ticari teamül olarak kabul edilebilir mi?
Karar: Mahkeme, CISG m. 9(2) uyarınca, taraflar açıkça belirtmemiş olsalar dahi uluslararası ticarette üç harfli kısaltmaların (FOB, CIF vb.) doğrudan ICC tarafından yayımlanan Incoterms kurallarını işaret ettiğinin kabul edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Incoterms'in küresel çapta bilinen bir ticari teamül olduğu ve sözleşmeye zımnen dâhil olduğu kabul edilerek uyuşmazlık Incoterms kurallarına göre çözülmüştür.
3. Davranışsal Uygulamanın Yazılı Sözleşmeye Üstünlüğü: Federal Almanya Yüksek Mahkemesi (BGH, 1998)
Olayın Özeti: Yazılı sözleşmede teslim şekli "CFR Rotterdam (Incoterms)" olarak belirlenmiştir. CFR kuralına göre satıcı navlun bedelini ödemekle yükümlüdür; taşıma sigortası ise alıcının sorumluluğundadır. Ancak taraflar arasındaki geçmiş ticari ilişkilerde ve bu sevkiyatta da satıcı, alıcı adına sigorta yaptırmış ve bunu faturaya yansıtmıştır. Mallar yolda zayi olmuştur.
Hukuki Çatışma: Yazılı CFR kuralı mı, yoksa tarafların fiilî uygulaması (CISG m. 9/1 anlamında teamül) mü esas alınmalıdır?
Karar: Alman Federal Mahkemesi, CISG m. 9(1) uyarınca tarafların kendi aralarında oluşturdukları fiilî uygulamaların ve alışkanlıkların standart Incoterms kurallarından daha öncelikli olduğunu kabul etmiştir. Satıcının sigorta işlemlerini üstlenen fiilî davranışı CFR'ın genel rejimini esnetmiş ve mahkeme riski tarafların bu fiilî uygulaması çerçevesinde paylaştırmıştır.
Özet Çıkarım
Uluslararası yargı pratiği net bir hiyerarşiyi teyit etmektedir:
- En üstte: Tarafların bizzat kaleme aldığı özel sözleşme maddeleri ve kendi aralarındaki fiilî uygulamalar (CISG m. 6 ve m. 9/1).
- Ortada: Atıf yapılan veya teamül olarak kabul edilen Incoterms kuralları (CISG m. 9/2).
- En altta: Sözleşmede ve Incoterms'te boşluk olması hâlinde devreye giren CISG'ın genel yedek hükümleri (CISG m. 31 ve m. 67).