Cari Hesap Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk: Teknik Bir Analiz
Ticari hayatın en sık rastlanan uyuşmazlık tipi olan cari hesap ihtilaflarında arabuluculuğun işlevsel avantajları; mutabakat ve ikrarın delil değeri, ticari defterlerin ispat gücü, hesap cetveli incelemesi ve bilirkişi maliyetinden kaçınma stratejileri üzerine teknik bir değerlendirme.
Cari hesabın hukuki niteliği ve uyuşmazlık yoğunluğu
TBK m. 89 vd. hükümlerine tabi cari hesap sözleşmesi, sürekli ticari ilişkilerde kalemlerin ayrı ayrı istenmesini engelleyip bakiyeyi tek alacağa dönüştüren bir hesaplaşma aracıdır. Uygulamada taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmasa bile zımni (örtülü) cari hesap ilişkisi kabul edilmektedir. Bu nedenle tedarikçi-alıcı, üretici-bayi ilişkilerindeki alacak davalarının büyük bölümü fiilen cari hesap bakiyesinin tespitine indirgenir ve TTK m. 5/A kapsamında dava şartı arabuluculuğa tabidir.
Mutabakat, cetvel ve ikrarın delil değeri
Cari hesap uyuşmazlıklarında sonucu belirleyen unsur çoğu kez mutabakat belgeleridir. Hesap cetvelinin (statement) tek başına ikrar teşkil etmediği; buna karşılık "mutabıkız" kaydıyla imzalanan mutabakat mektubunun, kapsamadığı kalemler ayrık tutulmak kaydıyla, imzalayanı bağlayan bir ikrar niteliği taşıdığı Yargıtay uygulamasında yerleşiktir. Buna karşılık mutabakatın belirli kalemlerle sınırlı (kısmî) olduğu, "ödeme kaydıyla" imzalandığı veya e-fatura/e-defter akışlarıyla çeliştiği durumlarda çözüm ancak hesap incelemesiyle mümkündür. Arabuluculuk, bu incelemenin masaya yatırıldığı en verimli zemindir: taraflar uzman desteğiyle kalemler üzerinde tek tek uzlaşabilir ve uyuşmazlığı daraltabilir.
Ticari defterlerin ispat gücü
Ticari davalarda senetle ispat sınırının altında kalan uyuşmazlıklarda dahi ticari defterler ve ticari kayıtlar delil olarak kullanılır. Usulüne uygun tutulan defter kayıtlarının sahibi lehine delil teşkil etmesi ile defterlerin hiç veya usulüne uygun tutulmamasının ispat yükünü aleyhe çevirmesi, cari hesap dosyalarının stratejik çekirdeğidir. Arabuluculuk müzakeresinde tarafların defter ve belge altyapısının sağlamlığı, müzakere gücünü doğrudan belirler.
Bilirkişi maliyeti ve süre avantajı
Cari hesap davalarında mahkemece hemen her dosyada hesap bilirkişisi incelemesi yaptırılır; bu, binlerce kalemin incelenmesi, ek raporlar ve itirazlarla birlikte dosyanın yıllarca sürmesine ve yüksek bilirkişi ücretlerine yol açar. Arabuluculukta ise taraflar, mali müşavir veya bağımsız eksper katılımıyla "teknik müzakere" yürütebilir; uyuşmazlığın muğlak kalemlerle sınırlandırılması dahi kayda değer bir kazanımdır. Nitekim taraflar "şu 120 kalemde anlaştık, kalan 14 kalemi dava edelim" şeklinde kısmî anlaşma yapabilir.
Faiz ve hesap dönemi sonu (devre) stratejisi
Cari hesapta bakiyeye, kural olarak hesap döneminin kapandığı tarihten itibaren faiz işler; devre faizinin ana paraya eklenmesi (mürekkep faiz yasağı saklı) ancak belirli şartlarda mümkündür. Mutabakatların hangi devreyi kestiği ve hangi tarihten itibaren hangi oranın uygulanacağı, müzakerede pazarlık konusu edilebilecek en rasyonel parametrelerdendir.
Sonuç
Cari hesap uyuşmazlıkları, "haklılık"tan çok "doğru hesap" sorunudur. Arabuluculuk; hesap incelemesinin tarafların kontrolünde yürütülmesi, gizliliğin korunması ve ticari ilişkinin sürdürülebilmesi bakımından dava yoluna göre yapısal avantaj taşır. Bununla birlikte mutabakat ve defter delillerinin ön analizi yapılmadan masaya oturmak, müzakerenin gerçekçi bir zemine oturmasını engeller.
Cari hesap bakiyesi uyuşmazlıklarınızda hesap analizi ve müzakere stratejisi için arabuluculuk randevusu oluşturabilirsiniz.